SÜTAŞ AVRUPA'DA İLK 5 ARASINDA
 
 


SÜTA
Ş A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Tarık Tezel, AB sürecini, Türk tarımını, SÜTAŞ’ ın ülkeye ve bölgemize katkısını, yabancı sermaye çagırılırken kriter konulmasını ve diger birçok konuyu Karacabeyliler için degerlendirdi.
“Ilçeye olan vefa borcumuz için üzerimize düseni yapmaya hazırız” diyen Tezel, Türkiye’nin dünya çiftçisi olması gerektigini, evrensel kalite kriterlerine uyulmasını istedi.
Tarık Tezel, Türkiye’de hayvancılık denilince, Avrupalıların Karacabey ve yöresini hatırladıgını belirterek, “Karacabey için örnek bir ekonomik kalkınma modeli ortaya çıkarılmalı” diye konustu.
 
 

Sedat OKUMUŞ - Karacabey’den Türkiye’ye ve Dünyaya açılan süt devi Sütas’ ın bugünkü ekonomik pozisyonu nedir?
Tarık TEZEL - Her seyden önce Karacabeyli olarak SÜTA
Ş’ la gurur duyuyoruz. Firmamız Karacabey topraklarında dogan bir ulusal sanayi devidir artık. Bugün ülkedeki ilk 500 sanayi kurulusu içerisinde geçen yıl 126. sıraya yerlestik. Bunun ötesinde kendi sektöründe Avrupa’nın 5 fabrikasından biri olmustur. Türkiye’de esi olmayan, Avrupa’da ise modern kosullarda üretim yapan ilk 5 kurulus arasındadır. Sonuçta, ulusal anlamda bir gurur tablosu çıkıyor ortaya. SÜTAS, Karacabey ovasından dogan bir sanayi devidir. Bu verimli topraklara bugüne kadar hak ettigi deger verilmedi, bu nedenle Karacabey Ticaret Odası’nda göreve talip olduk. Biz Karacabey’i unutamayız. Ulusal nitelikler kazansak bile, ilçeye olan vefa borcumuz için üzerimize düsen görevi yapmaya daima hazırız. 3 Ekim 2005’ten sonra baslayacak AB müzakere sürecinde gözler Karacabey ve bölgesine çevrilecektir. Hayvancılık ve hayvancılıga dayalı üretim merkezi Güney Marmara Bölgesi olacak.

Sedat OKUMUŞ - Tarımı ve hayvancılıgı nasıl degerlendiriyorsunuz?
Tarık TEZEL - Türkiye’de nüfusun yüzde 45’ini çiftçiler olusturuyor. Buna tarıma dayalı sanayide çalısanları da eklersek, toplam nüfusun yüzde 60’i tarımda istihdam ediliyor demek yanlıs olmaz. Hayvancılıgımız maalesef AB kosullarına hazır durumda degil. Avrupa standartlarında süt ve et üretimi yapmak zorundayız. Ülkemizde bu yüzde 60’lik nüfus, önlem alınmazsa karsımıza issiz ordusu olarak çıkabilir. Türkiye bunu kaldıramaz. Türkiye, dünyanın en iyi çiftçisiyim diyecek güce kavusmalıdır. Bu kapasite ülkemizde var. Yeter ki ise ciddi bakalım ve sahiplenelim.

 
 

Sedat OKUMUŞ -
Türkiye bu atılımi gerçeklestirmek için ne yapmalı?
Tarık TEZEL -Dar gelirli kesim dahil, çiftçi, memur, isçi, sanayici elele vermeli, fazla tartısmadan ortak bir konsensüs saglanmalıdir. Ülkenin kalkınması adına ortak bir vizyon yaratmalı, dünya markası olan bir Türkiye için toplumsal kalkınma atılımı yaparsak, inanıyorum ki 10 yıl sonra dünyaya damgamızı vururuz. Bunu basaracak bir ülke oldugumuza inanıyorum. Gücümüzün farkında olmalıyız.

 
 
 
 

Sedat OKUMUŞ - SÜTAŞ’ı dünden bugüne rakamlarla özetler misiniz?

Tarık TEZEL -SÜTAŞ, 1974 yılında yönetim kurulu baskanimiz Sayın Sadık Yılmaz’ın ciddi bir girisimciligi, potansiyeli, özveriyi ve inancı bir araya getirmesiyle kuruldu. Onun çizdigi yolda, Karacabeyli oldugumuzu unutmadan, ulusallasma hedefinde 1980’lerden itibaren atılım yapıldı. Sirketimiz bayraktarlıgını yapan liderimiz Muharrem Yılmaz’ın ciddi vizyonuyla ulusal bir marka haline geldi. 1974’te 2 bin 500 metrekare kapalı alanda, 5 ton süt isleme kapasitesiyle kurulan SÜTAS, 2005’te Avrupa’da üstün kaliteli süt üretimi yapan ilk 5 fabrikadan biri oldu.

Su anda, 55 bin metrekare alana, 1200 ton süt isleme kapasitesine sahip bir sanayi devi haline geldi. SÜTAS bugüne gelisinde takım çalısmasını, yaptıgı ise sevgi katmasını bilerek, çıktıgı noktayı unutmadan, kalite anlayisinıöne çıkararak ve ulusal etik degerleri kendine ilke edinerek geldi. Böylece bir basarı öyküsü ortaya çıktı. Geldigimiz noktayı yeterli görmüyoruz ve çıtayı daha yükseklere tasımak gerektiginin bilincindeyiz. Ilçemiz, yöremiz ve ülkemiz adına daha yapacak çok isimiz var.

Sedat OKUMUŞ - AB sürecinde Türk tarımı nasıl etkilenecek sizce? Biz AB’ye açılalım derken, onlar bizi açık pazar olarak görüyorsa, bu fırtınadan korunmamız mümkün mü?

Tarık TEZEL - Ben ilkokula giden kızıma bile, sınava degil derslerine çalısmasıni ögütlüyorum. Kendi benligi için mücadele etmesini, kendisini yetistirmesi amacıyla çalısmasını istiyorum. Türkiye’de AB’ye kendini begendirmek için çalısmamalı, biz Türkiye için çalısmalıyız. Türkiye farkını ortaya çıkarmalı, güçlü bir ülke olarak dünyada yol almalıyız. AB bize araç olmalı. Biz ekonomik yönden yeter ki sürekli büyüyelim. Varsın bizi AB’ye almasınlar; ancak biz önce dünya kriterlerini yakalamalıyız. Çagdas uygarlıgı yürüten ülkelerle kolkola girebilmeliyiz.

Sedat OKUMUŞ - Yabancı sermayenin Türkiye’deki ürünleri yeterince kullanmadıgı için Türk ekonomisine katkıda bulunmadıgı iddialari var. Bu konuda ne düsünüyorsunuz?
Tarık TEZEL - Yabancı sermaye çagrılırken, önlerine bizim de kriter koymamız, vize uygulamamiz gerekiyor. Bu konuda hayvancılık ülkemizde darbe yemis durumda. 40 bin sütçü ailesine ulasan SÜTAS var, bir de hayvancılıga gerileme yasatan yabancı kuruluslar da var. Biz Türkiye için varız. Avrupa Birligi literatürüne “Karacabey Projesi”ni yerlestirmeyi basardık.
Avrupal
ılar Türkiye’deki hayvancılık merkezi olarak Karacabey’i bilecek bundan sonra.

Sedat OKUMUŞ - Bölgemizde süt hayvancılıgı için SÜTAS’ın ele aldıgı proje neler kazandıracak insanımıza?
Tarık TEZEL - SÜTA
Ş’ ın asıl zenginligi proje üretmesinden, yaratıcılıgından gelir. Hayvancılıga yaptıgımız birçok yatırım var. Uludag Üniversitesi’ne baglı Karacabey MYO’nda süt teknolojisi ve hayvan yetistiriciligi bölümleri açıldı. Buradaki ögrencilerimize pratik yapmak üzere egitim platformu, örnek çiftlik, örnek laboratuar olusturduk ve 200 büyükbas hayvan üzerinde çalısılıyor.

Ayrıca, egitim merkezimizde tüm hayvan yetistiricilerine egitim veriyoruz. AB ülkelerinde mililitrede toplam 100 bin canlı bulunan süt istenir, bizim çiftligimizde bu rakam öylesine düsüktür ki, 5-10 bin canlı arasında degisir. Isi dogru, hijyenik ve dünya standardında yapıyoruz. Önümüzdeki Haziran ayında 700 büyükbas barındıran ikinci çiftligimiz de devreye girecek ve çiftlik zincirini büyütmeye devam edecegiz. Türkiye’de kaliteli hayvancılık yapıldıgını kanıtlamak ve katkıda bulunmak en büyük hedefimizdir.

 
 

Sedat OKUMUŞ - Sayın Tezel, AB’nin istedigi tarımdaki küçülme kosuluyla, tarıma dayalı sanayicilerimiz de küçülmüs olmayacak mı?
Tarık TEZEL - AB tarıma dayalı nüfusu düsürmeyi, GSMH içindeki düsük payı nedeniyle istiyor. Türkiye olarak tarımda dünya standardını yakalarsak bu istek zaten ortadan kalkacaktır. Evrensel kalite kriterlerini kesinlikle yakalamalıyız. Tarımdaki küçülmeye farklı bakıyorum ve bardagın yarısını hep dolu olarak görüyorum.

Sedat OKUMUŞ - Su anda, Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Baskanı olarak size Karacabey’de neler yapılmalı dersek, hangi cevabı verirsiniz?
Tarık TEZEL - Dünyaya entegre olacak bir düsünce yapısıyla, önce Karacabeylilik, Türklük duygularıyla egitimli ve donanımlı bir Karacabey hedefliyoruz. Ticaret Odası olarak, Karacabeyli tüm kurum ve kurulus yetkilileriyle elele vererek, ilçenin birer neferi oldugumuzu gösterecegiz. Örnek bir ekonomik kalkınma modeli ortaya çıkarmaya çalısacagız.

 
 


Sedat OKUMU
Ş - Çin faktörüyle, ülke ekonomisi olumsuz etkilendi. Sizce neler yapmal
ıyız?
Tarık TEZEL - Süt sektöründe Çin’in bir tehlike olusturacagına inanmıyorum. Türkiye olarak, rekabete hazırlıklı, krizleri bile fırsat bilecek, çagdas anlayısa sahip olmalıyız. Çin bizlere yeni bir rekabet ortamında dirilmeyi ögretecek özellikler kazandıracaktır.

Sedat OKUMUŞ - Sayın Tezel, Türkiye’de tarım politikası nasıl üretilmeli? Bakanlık politikasıyla bu is yürütülebilir mi?
Tarık TEZEL - Ülkemizde birçok konuda politika üretilmedi. Tarımda yeniden yapılanmaya yönelik, evrensel kriterleri uygulayan bir politikamiz ne yazik ki olmadi. Artik, bu ülkenin hayvanciligini, tarımını gelistirmek üzere ortak bir konsensüse ihtiyaç var. Ciddi bir verimlilik çalısması gerekiyor. Topyekün bir tarım kalkınmasını arzuluyoruz. Sayın Muharrem Yılmaz’ın bu konudaki “sektörel konseyler kurulmalı” çagrısı yerinde bir karardır. Her sektörde konsey olusturulursa, ülke adına çok faydalı hizmetler yapılacagını görebiliyorum.

Sedat OKUMUŞ - Sayın Tezel, Türkiye kendini dünyaya hangi kimlikle tanıtmalı?
Tarık TEZEL - Önce tarımla.. Türkiye bir tarım ülkesi potansiyeline sahip olmasına ragmen, yeterli bilgi birikimi yok. Üreticilerimiz egitilirse, dünyaya “ben tarım ülkesiyim” diye rahatlıkla cevap veririz. Ikinci bir özellik olarak da turizm sektörünü gösterebiliriz. Tatil, bilim, kongre, spor turizmi gibi isimlerle, dört mevsimin yasandıgı bu güzel ülkemizi tanıtmak çok kolay olur. Ülkemize sevgiyle, emek vererek, sorumluluk içinde hizmet verirsek, Türkiye’nin hiçbir ülke karsısında boynu bükük kalmayacaktır.

Sedat OKUMUŞ - Tesekkürler Sayın Tezel bu güzel söylesi için. Yol gösterici sözlerinizin gereken yerlere ulasması dilegiyle..
Tarık TEZEL - Sayın Okumus, ben de size ve YÖREM’e desteginiz, yanımızda olusunuz nedeniyle tesekkür ediyorum. Basın olarak Karacabey adına güç birligine katkınızın devamını diliyorum. Hep birlikte basarıya kosacagız.