Bu bölgede Antik çağların en önemli yerleşim merkezidir. SCHWERTHEİM gelmiş Karacabey'de bu araştırmaları yapmış,çok enterasandır, o bulduğu mezar taşlarından, o yazıtlardan 4 tanesinin altında not vardır. Bu taşlar Kaymakamlıktadır diye… Ben kaymakamlığa gittim bu taşlar sizdeymiş, görebilir miyim dedim, hiç kimsenin haberi yok! Ama Avusturya Bilimler Akademisine bu kitabı hazırlayan SCHWERTHEİM'ın kitabında bu taşlar Kaymakamlıktadır diye yazıyor. Şimdi bunu şöyle görmek lazım, çok iyi bir araştırmacı gelmiş bizim bölgemizi taramış, hatta bazı taşların şu köydeki şu kişinin bahçesinde olduğunu yazacak kadar detaylandırmış. Ama biz Karacabeyli olarak hiçbir şey yapmıyoruz.Bu çok üzücü…
NİL-Bununla ilintili bir soru soracağım Karacabey isimli kitabınızı hazırlarken gerek kendi arkadaşlarınıza, gerek yardım istediğiniz kişilere kırgınlıklarınız ve kızgınlıklarınız olmuş… Bu sitem insanların ilgisizliğine miydi…?
Şaban YALAZI- Tabii insanın bir araştırma yaparken mutlaka bir takım kaynaklara ihtiyacı var. Bu kaynaklara ulaşmak için bir takım denemeleriniz oluyor. Kaynakların kendilerinden de bilgi istiyorsunuz ama o kaynaklar size bu bilgiyi vermekte çekimser davranırsa başka yollar armanız lazım.İnsanoğlu size mutlak suretle size birebir bu konuda yardımcı olmayabiliyor. Ama buna gönül bırakmak denmez o anda tabii üzüldüğüm, çok zorluk çektiğim anlar oldu ama yılmamak lazım. Bizde yılmadık.O kaynaklara başka yerlerden ulaşmaya çalıştık ama bu çalışmayı yaparken de çalışma bittikten sonrada gördüm ki daha çok eksiklikler var.İnşallah bundan sonra bu konuya gönül verenlerin,ilgi gösterenlerin yardımıyla iyi şeyler yapacağız.
NİL- Karacabey ile ilgili böyle bir kitap yazmak fikri nasıl oluştu? Karacabey'e özlem duymak, yurt dışında olmak mı bu fikri tetikledi daha çok?
Şaban YALAZI- Bu da var tabii, dediğim gibi çocukluktan beri kafamda bir Karacabey tarihi olgusu vardı. Nitekim Ankara'da Yükseliş Kolejinde görev yaptığımda Ankara'daki kütüphaneden de bir takım bilgiler toplamaya başlamıştım.Çok eski yıllara dayanır, tabii yurt dışına gittikten sonra özlem mutlaka ağır bastı, bu çok önemli. Çünkü bütün sevdikleriniz, yakın dostlarınız buradadır. Onlara karşı kendimi sorumlu hissettim ve böyle bir çalışma hazırlayarak bütün Karacabeylilerin beğenisine sundum…
NİL- Yeni kitabınızı dört gözle bekliyoruz zaten… Hazırlıkları tamamlandı mı, ne zaman yayınlanacak ve bu kitabınızda hangi konuları işliyorsunuz?
Şaban YALAZI- Bu Karacabey kitabında da mahalleler, köyler de incelendiğinde görülür ki, Karacabey Rumeli'den çok göç aldı. Rumeli göçmenleri çok ağırlıklıdır. Hatta mübadeleden sonra da Karacabey'de mahalleler kuruldu; Drama mahallesi, Sırabademler mahallesi gibi büyük mahalleler kuruldu. Karacabey Rumeli göçmenlerinin ağırlıklı olarak yerleştirildiği bir kasabadır. Bu çalışmayı yaparken, niye Rumeli Türkleriyle ilgili bir kitap yazmayayım dedim, ona başladım. Bu kadar ciddi bir konudaki kitap 1-2 senede bitmez, kaynaklar burada ve ben yurt dışındayım. Belli bir aşamaya geldi fakat o kitabın yayına çıktıktan sonra belli bir tatmin sağlaması lazım, yeni yeni bir şeyler söylemesi lazım.Şuan da o yeterliliği sağlamıyor. Bu yüzden 1-2 yıl daha sürer, çünkü sıradan bir kitap yazmaktansa hiç yazmamak daha iyi.
NİL- Futbol dışında ilgi duyduğunuz bir başka spor dalı da güreş, bu merakınız nasıl başladı?
Şaban YALAZI- Bunu Hayati Pehlivan'a borçluyuz. Karacabey'de Hayati Pehlivan'ın başlattığı bu spor dalı çok önemlidir. Delikanlılığımızda panayır'ı gezmeye gittiğimizde yağlı güreşleri hiç kaçırmazdım. Bize bu şevki Allah Nur içinde yatırsın Hayati Pehlivan aşılamıştır. Onun için Karacabey Hayati Pehlivan'a çok şey borçludur.
NİL- Ailenize, Karacabey'e ve Karacabeylilere bu kadar özlem duyarken daha ne kadar Almanya'da kalacaksınız? Karacabey'e dönüp tekrar burada yaşamayı düşünüyor musunuz?
Şaban YALAZI- Ben yurt dışında çalışan bir devlet memuruyum. İki yıl sonra emekli oluyorum. Yurt dışında oradaki yerel makamlara oturma ve çalışma izini ile bağlı biri değilim.Ve yaşım dolduğunda, görevim bittiğinde tabiki Türkiye'ye Karacabey'e dönücem.
NİL- Türkiye-Almanya ilişkilerinde sizi bugünlerde en çok rahatsız eden konu ne?
Şaban YALAZI- Bugünlerde Almanya'da beklentiler onu göstermekte ki, bir iktidar değişikliği olacak. Şuan da bizim Avrupa Birliği'ne girmemiz konusunda en büyük desteği veren SPD hükümeti (Sosyal Demokrat Parti) seçimleri kaybedecek. Seçimleri kaybedecek ama karşısında bizim Avrupa Birliği'ne girmemizi asla istemeyen CDU (Hristiyan Demokrat Birliği) var. CDU (Hristiyan Demokrat Birliği), bizim Avrupa Birliği'ne girmemizi kesinlikle istemeyen demeçler vermekte. İktidara geçtikten sonra bu kadar katı demeçler verebilir mi bilmiyorum çünkü her muhalefet partisi muhalefetteyken bir takım şeyler söyler ama iktidar başka bir şeydir.Görünen o ki, SPD (Sosyal Demokrat Parti) dönemindeki Türkiye'ye olan yaklaşım o kadar sıcak, o kadar yakın bir Türk dostluğu görebileceğimizi zannetmiyorum. Büyük bir olasılıkla sevimsiz gelişmeler yaşayacağız.
NİL- Ben öncelikle bugüne kadar sitemize olan katkılarınız için, sonra da bu röportaj için çok teşekkür ediyorum.
Şaban YALAZI- Aman efendim ben teşekkür ederim çok büyük keyif duydum. Çok güzel şeyler yapıyorsunuz bunu her vesileyle söylüyorum, çok örnek bir çalışma, çok zaman harcadınız, çok büyük bir özveri ister bu çalışmalar ama beni en çok gururlandıran, böyle bir çalışmanın Karacabey'in yetiştirdiği sizin gibi pırıl pırıl gençler tarafından yapılması. Çünkü bir çok şehirde bu tür çalışmaların profesyonel programcılar tarafından ruhsuzca yapıldığını gördüm. Ama bizi en çok gururlandıran,bizim geleceğimiz Karacabey'in yetiştirdiği gençlere emanetmiş. Çok gurur duydum. Ve bütün çalışmalarınızı çok büyük keyifle takip ediyorum. Resmen tiryakiniz oldum. Siteniz yenilenirken, 1 ay çıldırdım, tiryakilik çok berbat bir şey, o 1 ay bana 1 yıl gibi geldi :) Bu teknoloji öyle güzel bir şey ki,insan ister Amerika'da, ister Almanya'da, ister Van'da isterse Bursa'da olsun her dakika her şey parmaklarınızın ucunda.Sizin hem Karacabeylilere hem de Karacabey'in dışında yaşayanlara verdiğiniz hizmet çok büyük. Aslında Karacabeyli olarak bizim size çok büyük şükran borcumuz var. Onun için lütfen bizim bu teşekkürlerimizi kabul edin, sizi kutluyorum….