Karacabey konumu
itibariyle, Antik Çağlar dahil, her zaman ticaret yollannın kesişme
noktasında olmuştur. Nehir yoluyla deniz ulaşımı çok kolaylıkla
yapılmaktadır. Antik Çağlarda kullanılan bu su yolunun Bizans
imparatorluğu devrinde Türkler tarafından da kullanıldığı içindir
ki, Bizans imparatoru Aleksios Komnenos gölün giriş çıkışım kontrol
altına alabilmek için Lopadion (Uluabat) kalesini yaptırmıştır.
Osmanlılar dönertunde de Venedik ve Cenevizli tüccarların Marmara
Denizi'nden nehir yoluyla Uluabat (Apolyont) Gölü'ne geldiklerim,
bazen de kışı gölde geçirdiklerim görüyoruz. Bu dönemde Apolyont
tüccarları
Bursa piyasasında önemli rol oynamakta idiler. Aynı yol son yıllara
kadar Karacabeyli tüccarlar tarafından da kullanılmakta idi.Büyük ölçekli gemiler, Marmara Denizinden Boğaz
yoluyla gelerek, eskiden köy olan ve XIX. yüzyılda köy statüsünden
çıkarılarak çiftlik statüsüne dönüştürülen "iskele"
koyunun önünde durur ve "müruriye"lerini öderlerdi.
Su yolunun yanında Yıldırım Beyazıtdevrinde, 1396 yılında, Bursa
ile Karacabey'i bağlayan karayolu üzerinde, Uluabat'ın 5 km. doğusunda
ve göl kenarında, gelip geçen yolcuların, kervanların konaklamaları
için kervansaray (Issız Han) yaptırılması bu yolun önemini anlatmaya
yeter bir kanıttır. Bugün Karacabey, Bursa - Çanakkale, Bursa
- Balıkesir yolları üzerindeolduğundan ulaşımı gelişmiştir. Deniz
yoluyla istanbul'a uzaklığı Bandırma üzerinden iki buçuk saate
inmiştir.Bandırma-Bursa tren yolunun programda olması ilçenin
önemini daha da artıracaktır, ilçenin belli merkezlere uzaklığı
aşağıdaki gibidir. Karacabey - Bursa 66 km.
Karacabey - Mustafakemalpaşa 20 km.
Karacabey - Mudanya 70 km.
Karacabey - Bandırma 41 km.
Karacabey - İstanbul 309 km.
Karacabey - Ankara 440 km.
Karacabey - İzmir 260 km.